Eylül Esintisi - Harika Bir Talihsizlik (VII)

Harika Bir Talihsizlik (VII)

Venüs-Satürn Kare Açısı:

“Zorunluluğa yalnızca katlanmak,

Hele onu gizlemek yetmez

İş onu sevmekte…”  (1)

Kare açının doğasında gerginlik, çekişme, uzlaşmazlık ve bir yenişememe durumu vardır. İki gezegen birbiriyle kıyasıya savaşır ne var ki bu savaşın bir galibi yoktur. Üstünlük geçici süreliğine birinden diğerine geçer. Venüs ile Satürn arasındaki savaşta baskın taraf tartışmasız Satürn’dür. İkili arasında bir uzlaşma sağlamak pek olası değildir. Ancak yara bere içindeki Venüs’ün hayatta kalabilmesi rakibi Satürn’e bir tür “psikolojik tazminat” ödemesiyle mümkündür.

Esasında Venüs-Satürn karesinde iki tarafta birbirini göremez zira 90 derecelik dik açı ışığı bıçak gibi kestiğinden bu bir nevi gölgeler savaşıdır. Bu nedenle kişi en çok kendisini vurup yaralar, kendisini hırpalar. Genellikle hayatın yansımaları ona sert bir tokat gibi gelir. Mecburiyetler, sorunlar, sıkıntılar adeta resmi geçit yapar.

Şayet Venüs-Satürn karesinin bir ucu Koç burcundaysa ve doğum haritasında Mars baskın konumdaysa (final dizpozitör, yücelim, ASC veya VP ile kavuşum) daimî olan tek şey dinmeyen gerginlik ve teyakkuz halidir. Savaş tam tamları çalar, kılıçlar çekilir, bıçaklar bilenir, mermi namluya sürülür, dişe diş, kana kan…

Kendileri bilmese de çoğunun soyağacında “kan davası” sakladır. Zamanında kıran kırana birbirini haklayanlar, ipten adam alanlar, baskın yapanlar, yakıp yıkanlar kişinin hafızasının puslu sokaklarında cirit atar. Belki kişi kendi hayatında ataları gibi adam kesip doğramıyordur ancak sözleriyle öldürüp, davranışlarıyla etrafını kırıp geçiriyordur. Bastırılmış bir öfkenin ve kinin güdümünde otomatik davranıyordur. Aile bireyleri arasında fiziken olmasa da manen birbirini yaralama ve haklama davranışı şuursuzca sürüp gidiyordur.

Venüs (Koç)-Satürn (Oğlak) veya tersi yerleşim kare açısında kişinin askeri bir kökeni olması kuvvetle muhtemeldir. Doğuştan emir-komuta zincirine yatkındır. İyi komuta eder ve asayişi sağlar, bir nevi soğuk savaş stratejistleridir. Venüs-Satürn karesinin bir ucuna Başak enerjisi yerleşmişse kusursuzluk en büyük takıntısı haline gelebilir. Ne kendinde ne de diğerlerinde en ufak bir defoya bile tahammül edemediğinden büyük bir rahatsızlık duyar.

Genellikle kişi son derece seçici, zor beğenir ve müşkülpesent olduğundan memnun edilmesi oldukça güçtür. Kişiliğini rafine etmek için kendisini sayısız imbikten geçirdiğinden diğerleri ile uyumu yakalaması zordur. Doğum haritasının geri kalanı da destekliyorsa ezeli ve ebedi uyumsuzdur. Diğer Venüs-Satürn açılarında olduğu gibi kare açıda da kişi kendini tanımakta, kabullenmekte, sevmekte ve kendi değerini belirlemekte gecikir.

Venüs-Satürn kare açısına sahip kişi kendisini kötü sever. Dolayısıyla diğerlerini de kötü sever. Daha doğrusu sevmeyi bilmez. Bunu bilmediğini de bilmez! Bu nedenle samimi ve sıcak ilişkiler kurmakta sıkıntı çeker. İlişkide aksi ve ters davranan taraftır. Çoğunlukla sert ve katı davranışlarının temelinde ciddi bir incinmişlik ve gücenmişlik saklıdır. Tavizsiz, müsamahasız ve müdanasızdır. Mutsuzluktan yorgundur. Buz gibi öfkesiyle ilişkide olduğu kişiyi cezalandırır. Onunla ilişki kar yanığına benzer.

Aslında Venüs- Satürn karesinde kişi “hissetmekten” çok korkar. Satürn sevginin doğal akışını kestiğinden hislerine yabancıdır. Dolayısıyla hisleriyle ne yapacağını bilemez. Genellikle hislerini bastırdığı veya inkâr ettiği için hisleriyle yüzleşmesi uzun yıllarını alır. Tüm Venüs-Satürn kontaklarında olduğu gibi kare açıda da kişi sevgide kanıt arar, garanti talep eder. Hayal gücü kıttır ve kendini şımartmayı hiç bilmez. Yakın ilişkilerinde son derece utangaç ve çekingendir. Ayrıca ikili ilişkilerinde yaş farklılıkları da olabilir.

Çoğunlukla kendisini duvarların arasına sıkışmış gibi hisseder. Her ne kadar kendisini yalıtılmış ve desteksiz hissetse de kalabalıklardan haz ettiği de pek söylenemez. Tüm Venüs-Satürn kontaklarında olduğu gibi onun da en büyük meziyeti kendi kendisine yetmesidir. Ancak uzun süreli bir ihtiyaçsızlık hali kişide tükenmişlik sendromuna yol açabilir.

Venüs-Satürn kare açısı kağıt kesiğine benzer. En kesin “hayır” demeyi onlar bilir. Red etme ustasıdır. Evet demeleri oldukça zordur. Ketum, inatçı ve dirençlidirler. Bazen fazlasıyla kaba ve haşin olabilirler. Satürn'ün geleneksel doğası gereği eski ve köklü olan şeylere derin bir saygı duyarlar. Bir kısmının oldukça yüksek standartları vardır. Klasik bir tarza sahip olup, resmiyete ve görgü kurallarına sıkı sıkıya bağlıdırlar.

Venüs-Satürn karesinde kişi kolayına gülmez. Kahkaha atmayı ise hiç bilmez. Aşırı ciddi ifadeleri yüz kaslarını felç ettiğinden ancak belli belirsiz bir tebessümle yetinirler. Kahkaha atmakta olduğu kadar göz yaşı dökmekte de cimridirler. Gülünç duruma düşmekten de ödleri kopar. İtibar kaybı onlar için kan kaybı kadar hayatidir.

Sık sık yalnız, sevgisiz ve desteksiz hissetme krizlerine tutulurlar. Onların en büyük sorunu yaşamı ve kendilerini çok ciddiye almaktır. Bu nedenle biraz mizah duygusu edinmelerinde yarar vardır. Çoğunlukla kahkaha atmanın hafiflik sayıldığı bir kültürden gelirler. Ancak bu katı aile bariyerini aşıp ağız dolusu gülmeyi başardıklarında ruhlarının ve bedenlerinin düğümleri gevşeyip çözülür. Kendilerine aşırı yüklenmeyi bıraktıklarında rahatlarlar. Kendilerine verdikleri değer yükseldikçe hayatları iyileşmeye başlar.

Eğer doğum haritasında mukavemetti besleyen nitelikler ağırlıktaysa kendini büyük bir cesaretle “duygusal ameliyata” sokabilir. Acılarının dinmesi zaman alır ancak acı duymaları da iyileşiyor olduklarının en belirgin işaretdir. Kurtuluşun anahtarı hissizlikten sıyrılmak, sevmeye ve sevilmeye açılmaktır. Aslında kare açının verdiği kesintisiz gerilim ve mücadele ruhu onları pek kendi haline bırakmaz yine de bu uyumsuz açıda kişinin dengini bulması mucize kabilindedir...

Kişinin “Bugün aslında dündü” kısır döngüsünü kırmasında 45 derecelik açı önemli rol oynar. Natalde veya transitte kare açının orta noktasına (45 derece) bir gezegenin dokunduğunda kişinin kasvetini dağıtmaya ve içinde gömülü kalan hazinelerini gün ışığına çıkartmasına yardımcı olur. Bir tür "maymuncuk" işlevi gören 45 derecelik açı kişiye kilitlerini açması için güçlü bir fırsat sunar.

Venüs-Satürn karesi bir ilişkide yaşanabilecek zor şartları, engelleri, kısıtlanmaları ve gecikmeleri temsil eder. Hiçbir şey bu insanlara kolayına gelmez, enerjiler su gibi akmaz. Satürn ciddi tıkanmalara sebebiyet verdiğinden kolayına iki yakaları bir araya gelmez. Bir el sanki uzanıp onları hayatın güzelliklerinden men ediyor gibidir. Onların sevinci veya mutluluğu hiçbir zaman katışıksız değildir.

Venüs-Satürn karesinin kişiye pozitif kazancı nedir derseniz. Tek kelime ile “koruyucu kalkan” vazifesi görmesidir derim. Satürn’ün ağır tahribatına rağmen aynı zamanda koruyucu bir kalkan vazifesi gördüğü hiçbir zaman unutulmamalıdır. Satürn’ün gölgesindeki Venüs’ün kişiye kattığı güzellik ve cazibe ilk bakışta göze çarpmayabilir ama oldukça uzun ömürlüdür. Gençliğin ve güzelliğin korunması hiçbir açı da kişiye bu kadar kalıcı bir kazanç sağlamaz.

Bu açıya sahip kişiler geç yaşlanırlar. Akranlarının gençliği ve güzelliği solarken onlar yeni açan çiçekler diri kalmayı veya melodik kanat çırpan böcekler gibi etrafta uçuşmayı başarırlar. Satürn’ün korozyonu önleyici etkisidir bu. Onları adeta uzun yıllar dipfrizde dondurulmuşcasına muhafaz eder. Entropiye karşı da  diğerlerinden daha dayanıklıdırlar. Takvimin yaprakları hızla düşse de zaman onlara ağır akar, saatin tikları delicesine vursa da onlara hafifçe değer. Zaman Tanrısı katı eğitime tabi tuttuğu bu kişiler arasından ilk üçe girmeyi başaranları "ikinci bahar" ile ödüllendirir. Geri kalanının payına ise “amor fati” düşer.

Tepeden tırnağa zırh kuşanan bu kişiler mütemadiyen etrafına “bana yaklaşmayın” sinyalleri yaysa da ara sıra sızlanmaktan da geri durmazlar;

 “Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar, yeryüzünde sizin kadar yalnızım...” 

Venüs-Satürn kare açısına sahip ünlüler:

Adolf Hitler (20.4.1889)-30.4.1945?) Hitler sınırda (0 derece) bir Boğa burcudur. Venüs’ü Boğa’da retro, Satürn’ü Aslan’dadır. Bu bir sabit karedir. Aynı zamanda Venüs Boğa burcunda Mars ile partil kavuşumdadır. Dolayısıyla Mars’ da Satürn ile kare açıdadır. Haritanın son düzenleyicisi Venüs’tür. Hitler bir Satürn günü (cumartesi) doğmuştur.

Koç burcundaki Merkür, 7.evdeki Güneş ile kavuşum, Yükselen Terazi (yanan yolda) ile karşıt açıdadır. Ayrıca İkizler burcunda Neptün ve Plüton kavuşumu vardır. Ay, Jüpiter ve Gad (S) Oğlak burcunda kavuşumdadır (3 point stellium). Ay, Plüton ve MC (Yengeç) Yod açı kalıbındadır. Ay, olumsuz etkileri ile bilinen Facies sabit yıldızı ile kavuşumdadır.

Adolf Hitler Avusturya’da doğan fakat kendisini büyük Alman ulusuna mensup gören bir diktatördür. Astroloji ile uğraşan hemen herkesin en çok kafasını meşgul eden soru, Yükseleni Terazi olan bir Boğa burcunun nasıl bu kadar acımasız ve ölüm sever (nekrofilik) biri olabileceğidir.

Hitler’in doğum haritasını dikkatli incelediğinizde aslında Boğa burcunun sınırında konumlanan Güneş’in Koç burcundan da hatırı sayılır bir enerji aldığı, yine Terazi’nin son derecelerinde Yükseleni bulunması nedeniyle 1.evde hatırı sayılır bir Akrep enerjisinin yer almasıdır. Her ne kadar kayıtlara doğum saati 18.30 olarak kaydedilmiş olsa da bu saatin kesin doğruluğundan emin olamayız zira bir kısım astrolojik görüş de onun yükselenini Akrep olarak işaretlemektedir. Açıkçası çok şüpheci karakteri de bu görüşü güçlendirmektedir.

Aslında cevaplanması gereken soru şudur; Venüs hakimiyetindeki bir insanın şiarı niye “Dünyayı güzellik kurtaracak” değil de “Üstün Ari Alman ırkı dünyayı yönetecek” olmuştur?

Hitler’in “Kavgam” adlı otobiyografisinde küçük yaştan beri güzel sanatlara duyduğu ilgi ve bu okula kaydolmak için gösterdiği çaba göze çarpar. Viyana Güzel Sanatlar Akademisine girdiği 2 sınavda da başarısız olunca dünyası başına yıkılır. Belki de içine ukde olan güzel sanatlar aşkı talihsiz bir sapmaya uğrayarak iyi bir sanatçı olmak yerine onu kötü bir politikacı ve ağır bir soykırım yapan diktatör olmaya sevk etmiştir.

“Benim bir sevgilim var; Almanya! Evliyim; Alman halkıyla, onun kaderiyle!”

“Hitler Almanya’dır” “Almanya Hitler’dir” (2)

29 Mart 1936 seçimlerinde Hitler oyların %98,9’ nu alınca ülke genelinde Führer coşkusu ateşlenir. Resmi seçimlerin sonuçları şaibeli fakat Hitlerin popülaritesi zirvededir. “Yenilmez Führer” namı hızla yayılır. Defo kabul etmez yapısı kusursuzluk takıntısı oluşturduğundan Hitler iktidara geldikten kısa bir süre sonra resmi bir öjeni (eugenics) politikası başlatır. Hitler özürlü ve geri zekalıların ortadan kaldırılmasını temizlik hareketi olarak görüp “kanı arıtma” ilkesi olarak benimsemiştir. Önce bu tezi fiziksel ve zihinsel özürlü Almanlar üzerinde sonra da Yahudiler üzerinde uygulamıştır.

MC Aslan, 10.evde Aslan’daki Satürn, Boğa’daki Venüs-Mars partil kavuşumu ile kare açısı bu noktada önemli görev üstlenir. Ayrıca 8.evini Boğa burcu keser ve 8.evde İkizler burcundaki Neptün-Plüton kavuşumu onun kitleler üzerindeki hipnotik ve telkin edici gücüne vurgu yapar. Hitler varoluşsal nedenini ırksal arınmada bulmuştur. Ona göre en büyük suçlu tüm kötülüklerin kaynağı olarak gördüğü ve Almanya’nın kaymak tabakasını oluşturan Yahudilerdir. Versay antlaşması ile çöken Almanya’nın yeniden ayağa kalkmasını ancak Yahudilerin yok olmasıyla mümkün olacağına inanıyordu. Hitler döneminde Almanya anayasasız yönetildiğinden sözleri anayasa kabul edilmiştir. Savaş sonunda Almanya’nın nüfusu 4 milyona inmiş, 20 milyon Alman ölmüştür. Hayatta kalanlar ise açlık ve sefalete düşmüştür.

Hitlerin çevresinde bulunan pek çok kişinin ortak görüşü onun fiziksel ve psikolojik olarak zayıf bir insan olduğudur. Kaba saba, kibirli, küstah ve asabi bir adamdır. Heykel gibi kaskatı soğuk ve cansızdır. Baş eğmeyen ve sabit görüşlü bir yapıya sahiptir. Son derece mesafeli, duygusuz ve erişilmezdir. İnsanlara karşı sert, öfkeli ve affetmez bir tavır takınır. Yoğun iç çatışmalar yaşadığından başkalarıyla dengeli bir ilişki sürdürmekte zorlanır. Hitler kendisinin abartılı imajına âşık olduğundan bir kadını sevebilmesi de pek mümkün görünmez. Mevcut ilişkilerini de zaten son derece gizli tuttuğundan topluma yansıyan özel ilişkisi de yoktur.

“Gariptir ki Hitler kendisine dokunulmasından, öpülmekten ve kucaklanmaktan hiç hoşlanmazdı. Kendisiyle görüşmeye gelen devlet başkanlarıyla bile zorla el sıkışır sonra en az üç metre mesafede durarak konuşurdu.” (3)

En yakınındaki kadın Eva Braun’dur. Hitlerin maiyetinde dikkat çekmemesi için Eva Braun’a özel sekreterlik statüsü verilmiştir. Bazı tanıklar (Schwarz, Franz Xaver) Hitler’in bütün kadınlarla olan ilişkilerinin platonik olduğunu iddia etmiştir. Hitler’in ortadan yok oluşundan kısa bir süre önce evlendiği Eva Braun ile olan ilişkisinin de platonik olduğu öne sürülmüştür. Hitler’in mahremi her zaman sırrını korumuştur. Bir kısım tanıklar da onun sadece üvey yeğeni Geli Raubal’i sevdiğini belirterek Geli Raubal’in şüpheli intiharında da Hitlerin parmağı olduğu öne sürülmüştür.

Hitler yaşamı boyunca kendisine düzenlenen bütün suikastlardan kurtulmayı başarmıştır. Gerçekten de hep son anda ölümden kıl payı kurtulma gibi bir şansı vardır. Kendisinin söylediğine göre Führer “Tanrısal koruma altındadır”  Hitler vejetaryendir, sigara ve kahve kullanmaz. Hitler “Kavgam” kitabını babası gibi sevdiği ve onu yetiştiren Dietrich Eckard’a ithaf etmişti.

Adolf Hitlerin kendi başına geliştirdiği bir felsefi doktrini veya ideolojisi yoktur. Sadece kendisine öğretilmiş bilgileri birleştirerek bir milliyetçi-ırkçı dünya görüşü oluşturmuştur. Buna rağmen sıradan insanları peşinden sürüklemekle kalmamış, toplumlara yön vermiş düşünce ve bilim insanlarını da etkisi altına almıştır.

Önceleri Nazi fikirlerine hoşgörü ile bakan Heidegger ve Thomas Mann gibi düşünürler sonunda Nazilerden nefret etmişlerdir. Eleştiri oklarına hedef olanlardan biri de Carl Gustav Jung’tur. Jung daha sonra Nazizm’i Hitler’in bilinçaltının arketipleri tarafından ele geçirilmiş olduğu bir kitle psikozu biçimde nitelemiştir.

Florance Nightgale (12.5.1820- 13.8.1910): Venüs Yengeç’te, Satürn Koç’tadır. Satürn Haricinde Merkür, Chiron, Kad Koç burcundadır. Ay ve Güneş Boğa burcunda (yeniay), Ay yücelimde olup Venüs ile karşılıklı ağırlamadadır. Aynı zamanda kötücül etkileri ile bilinen sabit yıldız Algol ile de kavuşumdadır. Güneş de olumsuz etkileri ile tanına sabit yıldız Capulus ile kavuşumdadır. Haritanın yöneticisi Balık burcundaki Jüpiter’dir. Lokomotif tipi haritanın çekici gücü ise Yay’daki Uranüs ®’dür.

Florance Nightingale modern hemşireliğin kurucusudur. Doğum tarihi olan 12 Mayıs günümüzde "Dünya Hemşireler Günü" olarak kutlanır. Kırım savaşı esnasında yaralı askerlerin bakım ve tedavisiyle fedakârca ilgilendiğinden ve Victorya döneminde yükselen bir çizgi izlediğinden adı dünya genelinde birçok sağlık kuruluşuna verilmiştir.

Aziz Sancar (8.9.1946): Değerli bilim insanımız Başak burcu olup Venüs’ü Akrep’te, Satürn’ü Aslan’dadır. Güneş burcunun yönetici gezgeni Merkür (Başak) yücelimdedir. Kova tipi haritanın sapında Ay (Kova) vardır. Ay, Satürn ve Plüton'la karşıt açıdadır. Venüs (Akrep), Mars (Terazi) ve Satürn (Aslan) düşüşte olduğu burçlarda konumlanmıştır. Venüs ile Mars karşılıklı ağırlamadadır. Doğum haritasında en yakın orbdaki açı Ay (Kova)- Neptün (Terazi) üçgenidir. Bu açı buluş ve keşiflerinde ona ilham kaynağı olup, engin ufuklar açmıştır.

Uranüs-Güneş ve Gad arasında T-Kare açı kalıbı mevcut olup, Uranüs (İkizler), Mars (Terazi), Gad (Yay) ve Şans noktası (Koç) arasında da Mystic Rectangale açı kalıbı bulunmaktadır.

2015 yılında Nobel Kimya ödülünü kazanan bilim insanımız. “Türkiye’nin 2’inci yüzyılı için en çok bilime ihtiyacımız olduğunu vurgular;

“Benim bilimsel olarak eğitilmem Türkiye’de gerçekleşti. Bilim metodunu Türkiye’de öğrendim. İlkokuldan liseye ve İstanbul Tıp Fakültesine kadar olağanüstü hocalarım oldu. Okuduğum yıllarda İstanbul Tıp Fakültesi Avrupa’nın en iyilerinden biriydi. Bu nedenlerle inanıyorum ki aldığım Nobel ödülü, Atatürk ve Cumhuriyet tarafından kazanıldı. Bu sebeple Nobel madalyası Anıtkabir’de

Muhammed Ali Clay (17.1.1942- 3.6.2016) dünyaca ünlü ağır sıklet boksörü Oğlak burcu olup Venüs’ü Kova’da ®, Satürn’ü Boğa ® da partil kare açıdadır. Aynı zamanda retro Satürn’ü, retro Uranüs ile kavuşumdadır ki bu onun Boğa burcundan güç alan balyoz yumruğunun da tipik bir göstergesidir.

Lokomotif tipi haritanın çekici gücü Güneş olup aynı zamanda tek öncü niteliktir. Güneş (Oğlak)- Mars (Boğa) ve retro Plüton (Aslan) arasında T-Kare açı kalıbı sıkı kas kuvvetinin bir göstergesidir. Güneş (Oğlak)- Uranüs (Boğa) ve retro Neptün (Başak) arasında büyük toprak üçgeni vardır;

 “Kelebek gibi uçarım, arı gibi sokarım”

Dans edercesine uyumlu adımlarını bu cümle ile özetlemiştir. Jüpiter-Kad ve Güneş arasında ise Thor’un Baltası açı kalıbı bulunmaktadır. Su elementinde hiç gezegeni olmayıp sadece Gad’ı Balık burcundadır. Cumartesi (Satürn günü) doğan boksörün doğum haritasında en yakın orbdaki açısı Ay (Kova)- retro Jüpiter (İkizler) partil üçgendir.

Aynı zamanda Muhammed Ali, Vietnam savaşına karşı etik muhalefetiyle 1960’lar kuşağının simgesi haline gelen bir aktivisttir. İlerleyen zamanda yumruk darbelerine bağlı olarak Parkinson hastası olmuştur ve bu hastalığında su elementinde hiç gezegeni bulunmayışı da önemli bir rol oynamıştır.

Diğerleri;

James Joyce; Venüs Kova-Satürn Boğa, Vladamir Nabokov; Venüs Balık- Satürn Yay ® (partil kavuşum), Mary Sheller; Venüs Terazi- Satürn Yengeç, Ludwing Wittgenstein; Venüs Boğa ®- Satürn Aslan (partil açı), Mia Farrow; Venüs Koç Satürn Yengeç®, Dustin Hoffman; Venüs Yengeç- Satürn Koç ® (partil açı), Charles de Gaulle; Venüs Yay®- Satürn’ü Başak, Merdan Yanardağ; Venüs Balık- Satürn Oğlak, Freddie Mercury; Venüs Terazi – Satürn Aslan, Franklin D Roosewelt; Venüs Kova- Satürn Boğa (partil kare) Frida Kahlo; Venüs İkizler- Satürn Balık (Haritaya Bak)

Saklı Kare:

Caroll Lewis (27.1.1832- 14.1.1898) asıl adı Charles Lutwigte Dodgson olan ve takma adı Caroll Lewis ile ünlenen İngiliz çocuk edebiyatı yazarı Kova burcudur. Ayrıca Jüpiter, Uranüs, Gad ve Şans noktası da Kova burcundadır. Venüs 23 derce Yay-Satürn 14 derece Başak ® saklı karededir. Su elementinde gezegeni yoktur. Lokomotif harita tipinin çekici gücü Satürn’dür. Oğlak burcunda yer alan Neptün ise açısızdır. Merkür (Oğlak) ve retro Satürn (Başak) karşılıklı ağırlamadadır. Ayrıca Merkür-Satürn üçgeni en yakın orbdaki açıdır. Alice Harikalar Diyarında, Aynanın İçinden adlı romanları ile tanınan yazar aynı zamanda matematikçi, fotoğrafçı, mucit ve Anglikan papazıdır. Kekemelikten muzdariptir.

Bazı kişiler LewisCarroll’nun nadir rastlanan bir nörolojik hastalığı olduğu kanısındadır. Carroll’un gördüğü halüsinasyonlar nesneleri olduğundan büyük ya da küçük algılamasına neden oluyordur. İlkin bu rahatsızlık İngiliz psikiyatr John Todd tarafından tanımlanmış sonra tıp literatürüne “Alice Harikalar Diyarında” sendromu olarak geçmiştir. Bu rahatsızlıkta öne çıkan belirtilerin başında vücut şekillerinde farklılıklar görmek, özellikle el ve ayakların vücuda göre orantısız büyüklükte olması sanrısı gelir.

Hastalar ayrıca diğer cisimlerin büyüklüklerini de yanlış algılarlar. Yer ve tavan seviyeleri, yürüdükleri yolun uzunluğu konusunda yanılırlar ve de bu hastaların zaman kavramı yoktur. Zaman bazen çok hızlı bazen de çok yavaş ilerler. Zamanın belirsizliği bu hastalarda sürat ayarlama zorluğuna da neden olur. Tüm bu belirtileri Carroll’un yazdığı kitaplarda görmek olasıdır ancak bu ona tanı konulabileceği anlamına da gelmez. Astrolojik açıdan Merkür (Oğlak)-Plüton (Koç) kare açısı ile Venüs-Satürn saklı karesi bu rahatsızlıkta etkili olabilir.

Audrey Hepburn; Boğa burcu olan zarif yıldızın retro Venüs’ü 22 derece Koç’ta, retro Satürn’ü 0 derece (sınırda) Oğlak’tadır. Saklı karede yer alan 2 gezegen de retro olduğundan bir kilitlenme durumu söz konusudur. Ay Balık burcunda olup Güneş ile partil sekstil açı yapar.

Lokomotif tipi doğum haritasının çekici gücü Satürn’dür. Merkür ve Satürn haritanın yönetici gezegenleridir. Venüs düşüşte, Mars zararlı konumda olup birbiriyle kare açıdadır. Hepburn bir Satürn günü (cumartesi) doğmuştur.

Doğum haritasında Koç burcundaki Uranüs açısızdır. Ay (Balık), Plüton (Yengeç) ve Gad (Akrep) arasında büyük su üçgeni mevcuttur. Gad, Ay, Güneş ve Plüton arasında ise uçurtma açı kalıbı vardır. Uçurtmanın kuyruğunda Güneş yer alır. Ay sabit yıldız Achernar, Güneş olumsuz etkili sabit yıldız Menkar ile, Neptün ise kraliyet yıldızı Regulus ile kavuşumdadır.

Özel bir bağ kurduğum Audrey Hepburn’ün hayatını inceleyen biri olarak yakın ilişkilerde aradığını bulamamasına neden olacak astrolojik faktörlere baktığımda ve özellikle bir Venüs-Satürn kontağı aradığımda bulamamış sadece eldeki Venüs-Mars karesinin tüm yaşadıklarını açıklamaya yetmediğini mutlaka daha ciddi bir açının olması gerektiğini düşünüp durmuştum. Yıllar sonra Venüs-Satürn yazı dizisine başladığımda bir anda dikkatimi çeken “gizi açıları” keşfedince kafamdaki soru işaretleri de dağılmıştır.

Aslında Audrey Hepburn’ün Venüs-Satürn etkileşimini özel bir şekilde değerlendirmek daha doğru olacak. Elementsel açıdan ele aldığımızda Venüs Koç (Ateş)- Satürn Oğlak (Toprak) kare açı yapar. Ancak açısal ölçüm yaptığımızda 22 derece Koç’tan, 0 derece Oğlak’a uzak derecede üçgen açı yapar ve bu tür uyumsuz elementler arasındaki üçgen açı zayıf kabul edilir. Audrey’in annesinin doğum haritasında Venüs-Satürn gizli karşıt açısı, babasının doğum haritasında ise Venüs- Satürn sekstil açısı mevcuttur. Bu durum Audrey Hepburn’un doğum haritasındaki Venüs-Satürn ikilisinin hem kare hem de üçgen açıdan pay almasını açıklamaktadır. Onun Venüs-Satürn açısı çıplak gözle görülmeyen ancak görünenin ötesine dikkatlice baktığımızda yakalayabileceğimiz hem ikircikli hem de karışık bir pozisyondur. Ancak derinlemesine yapılan karakter analizleri açısından nadir bir örnektir. 

Diyeceğim o ki standart bir açı yapmasa da artık elementsel uyuma daha fazla dikkat eder oldum. Eski astrologlar bu hususun üstünde günümüz astrologlarından daha fazla durmakta yerden göğe haklıymış. Bu nedenle açı yapsın ya da yapmasın elementler uyumlu ise (üçgen, sekstil), uyumsuz ise (kare, karşıt) olarak hatta minör açıları (45,135,150) dikkate almak doğum haritalarının ilk bakışta göremediğimiz saklı köşelerini ve kritik noktalarını gözler önüne serebilmektedir. 

Diğerleri;

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski; Venüs 1 der Oğlak- Satürn 21 der Koç ®  Paul Verlaine  Venüs 21 Boğa- Saürnt 5 Kova, Emile Zola  Venüs 14 Balık- Satürn 22 Yay ®, Salvodar Dali Venüs 4 der Boğa- Satürn 20 der Kova, Michelangelo Venüs 25 Koç- Satürn 17 Yengeç ®, Okan Bayülgen Venüs 18 Boğa- Satürn 29 Kova, Şakir Cevat Kabaağaçlı Venüs 11 Boğa- Satürn 27 Aslan® Tarkan Venüs 14 Başak- Satürn 20 İkizler ®/Lokomatif Satürn, Gerard Depardieu Venüs Yay, Satürn Başak®

Dipnot:

1) Nietzshe

2) Heike B.Görtemaker- Eva Braun- Hitler’i Seven Kadın

(3) Aytunç Altındal- Bilinmeyen Hitler

Kaynakça;  

01) Erich Fromm- Sevginin ve Şiddetin Kaynağı

02) Boris Cyrulnik-Şahane bir Mutsuzluk

03) Rollo May- Kendini Arayan İnsan

04) Rollo May-Aşk ve İrade

05) Adolf Hitler- Kavgam (Mein Kampf)

06) Ata Nirun-Adolf’un Kavgası

07) Heike B. Görtemaker-Eva Braun

08) Aytunç Altındal- Bilinmeyen Hitler

09) Irvın Yalom- Spinoza Problemi

10) Satürn’ün Gölgesinde

11) Donald Spot- Zarif Ruh Audrey Hepburn

11) Nazan Öngiden- Yıldızlardaki Malzemedir Harcımızda Var Olan

10) Solar Fire- Chart Database

11) Nazan Öngiden-Özel Doğum haritası Arşivi

 

ÖNCEKİ YAZI Harika Bir Talihsizlik (VI) SONRAKİ YAZI Hıdrellez
Harika Bir Talihsizlik (IX)
Harika Bir Talihsizlik (IX)
21.05.2024 10:38:29
Harika Bir Talihsizlik (VIII)
Harika Bir Talihsizlik (VIII)
14.05.2024 10:01:52
Harika Bir Talihsizlik (VII)
Harika Bir Talihsizlik (VII)
05.05.2024 14:36:20
Yorum Yazın