Eylül Esintisi - Akasya Ağacı

Akasya Ağacı

Akasya Baklagiller (Fabaceae) ailesinden çok yıllık bitkidir. Yaklaşık 600 türü bulunur. Ülkemizde en sık yetişen türü Yalancı Akasya (Robinia Pseudoacaci) olup anavatanı Kuzey Amerika'dır.

Fransız botanikçi Jean Robin 1601 yılında yalancı akasya ağacını Avrupa'ya tanıttığından Latince adı da bu botanikçiye atfen verilmiştir. Avrupa kıtasında sıklıkla Macaristan ormanlarında ve Romanya'nın Tuna nehri kıyılarında yetişir.

Akasya tropik ve subtropik bölgeleri sevdiğinden Avustralya, Amerika ve Güney Afrika'da hayli yaygın görülür. Kökleri su kaynaklarının bulunduğu derinlere kadar uzanabildiğinden kuraklığa dayanıklıdır. Ancak farklı iklim koşullarına uyum sağlama yeteneği bulunduğundan yüksek rakımlarda da yetişir. Ülkemizde Marmara bölgesi ile Adalar başta olmak üzere, kıyı kesimlerden, Karadeniz bölgesinin yüksek kesimlerine kadar dağılım gösterir.

Akasya doğada ağaç, ağaçsı ve çalılık şeklinde bulunur. Yapraklarını döken ve dökmeyen türleri olduğu gibi dikenli ve dikensiz türleri de mevcuttur. Sadece dikenli akasya yapraklarını dökmezken diğer türler kışın yapraklarını döker.

Akasyanın yaprakları kimi türlerinde tüysü bileşik yapıda iken kimi türlerinde ince bir sap üzerinde küçük şeritler halinde karşılıklı sıralanır. Akasyanın çiçekli ve çiçeksiz türleri vardır. Genelde mayıs ve haziran aylarında çiçek açar. Çiçeklenme süresi ortalama 30 gündür. Salkımlar halinde kırık beyaz, sarı, pembe, eflatun ve kırmızı renklerde çiçek açar.

 

Akasya çiçeklerinde dişi ve erkek organlar bir arada (hermafrodit) bulunur. Akasya çiçekleri çok güzel kokar.

 

Akasya ağacının ortalama yüksekliği 15-30 metre arasıdır. Gövde çapı 30-75 cm civarında olup 1 metreyi geçen ağaçlar olduğu da tespit edilmiştir. Işığı seven bir ağaç olduğundan bol ışık aldığında hızla büyür. Derine inen ve etrafa yayılan bir kök sistemine sahiptir. Köklerinde azot bağlayan bakteriler bulunduğundan toprağı azot yönünden zenginleştirir. Aynı zamanda erozyon tehlikesine karşı da bir kalkan görevi üstlenir.

Böcek ve mikroorganizmalara karşı dayanıklı olduğundan kolay yıkıma uğramaz. Bazı akasya türleri karıncalar ile karşılıklı yarara (mutualist) dayanan ortak bir yaşam kurar. Karıncalar akasya ağacını otçullara karşı korurken, akasya ağacı da karıncalara besin ve sığınak sağlayarak bir nevi karıncaların kolonisi haline gelir.

Akasya ağacının ömrü genellikle 20-30 yıldır. Çevresine yaydığı hoş kokusu ve gölge veren özelliğinden ötürü park, bahçe ve yol kenarlarına dikilir. Özellikle süs bitkisi olarak tüylü pembe çiçekli akasya (Robinia Hispida) türü tercih edilir. Türkiye'de Kıbrıs Akasyası (Acacia saligna), Gümüş Akasya (Acacia Delbata), Amber Akasyası (Acacia Farnesianna) gibi çeşitleri vardır. 

Akasyanın tozlaşma işlemi böcekler (entomogam) bilhassa arılarla gerçekleşir. Bakla tipi meyve içersinde yer alan tohumları Eylül ve Ekim aylarında olgunlaşır ve bezelye şeklinde aşağıya doğru sarkar. Tohumluk elde edilmesi için henüz açılmamış tam kahverengileşmemiş meyvelerin toplanması gerekir.

 

Akasya ağacı çiçeğinden yaprağına, reçinesinden odununa kadar tıbbi ve endüstriyel pek çok alanda fayda sağlar. Çiçekleri bitkisel tedavilerde kullanılır. Genelde akasya çayının astıma, öksürüğe ve yorgunluğa iyi geldiği bilinir (1)

Özellikle akasya çiçeği balı vitamin ve mineraller açısından zengin olduğundan çok kıymetlidir. Avrupa'nın en iyi akasya balının elde edildiği bal ormanları ve akasya balının kalitesi ile ilgili bilgileri bir sonraki yazımızda sizlerle paylaşacağız.

Akasya çiçeğinin bileşiminde yer alan uçucu yağlar parfüm endüstrisinde kullanılır. Ayrıca akasya çiçeğinin kokusu iyi hissettirdiğinden aromaterapi, meditasyon, yoga seanslarında oda kokusu veya tütsü olarak da tercih edilir.

Yaprakların ve ağaç kabuğunun zehirleyici etkisi bulunduğundan sadece tıp ve eczacılıkta kullanılması uygundur. Kişiler kulaktan dolma bilgilerle bilinçsizce kullandığında ölüm tehlikesi açığa çıkabilmektedir.

Akasya ağacının odunu sert ve dayanıklı olduğundan mobilyacılıkta ve gemi inşasında kullanılır. Meyvelerin tanen içeriği zengin olduğundan deri tabaklama işleminde kullanılır. Ayrıca kumaş boyamada da akasyadan yararlanılır. Acacia senegal ve acicia arabica türlerinin reçinesinden "arap zamkı" elde edilir. Arap zamkı MÖ.4000 yıllarından beri kullanılan değerli bir maddedir. Mısırda mumyalama, boya ve mürekkep yapımında kullanılmıştır.

Beynimizin iki lobu arasında tam merkezi noktada Epifiz bezi (pineal gland) yer alır. Fransız felsefeci Descartes bu iç salgı bezini fiziksel dünyadan fizik ötesi aleme açılan bir kapı olarak gördüğünden "Ruhun Evi" olarak adlandırmıştır. Epifiz bezinden melatonin hormonu ile birlikte DMT hormonu da salgılanır. İnsan bedeninin haricinde DMT maddesi bazı bitkilerde de bulunur. Aşkınlığa yol açan DMT maddesi içeren söz konusu bitkiler arasında akasya da yer alır (2)

Güney Amerika'da yetişen bazı bitkilerden özel olarak hazırlanan ve geleneksel şaman ayinlerinde kullanılan "Ayahuasca" adı verilen halüsinojen içeceğin içeriğinde akasyanın bulunduğu da bilinmektedir.

Şarkı, şiir ve filmlere konu olan akasya spiritüel bir gizeme de sahiptir. Kadim Mısır ve Musevi halklar arasında kutsal kabul edilir. Hz. Musa'nın ahit sandığının akasya ağacından yapıldığı ve Nasıralı İsa'nın başına konan dikenli tacın da akasya dallarından olduğu belirtilmektedir. Tur çölünde sık rastlanan bir ağaçtır. Masonlar arasında akasya dalları amblem olarak kullanılır.

Kutsal mekanların kapı girişlerinde kullanılan akasya ahşabının filizlendiği görüldüğünden yaşam iksiri taşıdığına inanılmıştır.
Kadim toplumlarda akasyanın güzelliği ve hızlı büyümesi doğurganlığın ve yenilenmenin simgesidir. Dolayısıyla akasya ağacı ölümsüzlük sembolü olarak kabul görür...

Dipnot;

(1) Akasyanın bitkisel tedavilerde kullanımına dair bilgilere kolayca ulaşma imkanı bulunduğundan, onun yerine biz daha az bilinen özelliklerine yer verdik.

(2) "Zaman Balık İken" başlıklı yazımızda Epifiz bezi ve DMT hormonuna değindik.

Kaynakça;

1) Nazan Öngiden - Yıldızlardaki Malzemedir Harcımızda Var Olan

2) Nazan Öngiden - Eylül Esintisi I.cilt

3) Manly P.Hall - Tüm Çağların Gizli Öğretileri

4) Dç. Dr. Yener Göker- Yalancı Akasya (Robinia Pseudoacacia) nın Teknolojik Özellikleri ve Kullanış Yerleri (İstanbul Üniversitesi  Orman Fakültesi dergisi)

5) Nazım Tanrıkulu -Anadolu'nun Şifalı Misafir Ağacı: Akasya

ÖNCEKİ YAZI Hoş Geldin Mayıs SONRAKİ YAZI Anneler Gününüz Kutlu Olsun
Akasya Ağacı
Akasya Ağacı
07.05.2021 11:23:12
İstanbul Sözleşmesi
İstanbul Sözleşmesi
21.03.2021 14:21:56
Bir Varmış Bir Yokmuş...
Bir Varmış Bir Yokmuş...
31.01.2021 10:36:23
Yorum Yazın