Eylül Esintisi - Teşekkürler Milli Takım

Teşekkürler Milli Takım

Uzun süredir karanlık bir dönemin,

Ağır faturasını ödeyen yurttaşların,

Yüzünü güldürüp, içini ferahlatan tek şey,

Sporda gitgide yükselen başarı çizgisiydi.

 

Milli Kadın Voleybol takımının üstün başarısından sonra

Milli Erkek Futbol Takımı da sergilediği oyun gücüyle,

Ülkemizi çeyrek finale taşıdı.

6 Temmuz akşamı tüm ülke,

Almanya’da oynanan Türkiye-Hollanda maçına kilitlendi.

Koyu bir BJK taraftarı olmama rağmen,

Nadiren maç izleyen biriyim,

Ama milli takımımızın maçını oturup izledim.

İzlerken de yürek çarpıntısına tutuldum.

Hele maçın o son dakikaları, son saniyeleri

İnanılmaz bir heyecan fırtınasıydı…

Konun uzmanı değilim, sade bir yurttaş olarak görüşüm;

Bizim çocuklar elinden geleni yaptı.

Canla başla mücadele etti.

 

Teknik direktörlerinin olmayışı ve futbol camiasının başındakilere rağmen,

Üstün bir oyun gücü sergilediler.

Doğrusu maçın bir anda "nereden nereye" gelmesine çok şaşırdım.

Bir aydır yedek kulübesinde adeta rehin tutulan,

Müthiş oyuncu Semih’in son dakikada oyuna dahil olması

Aynı şekilde Kerem ve Cenk’in de son anda oyuna alınması

Hepimizin sabrını taşırdı, isyan ettirdi.

 

Biliyoruz dünyayı kötü zihinler ve kirli eller yönetiyor.

Maalesef spor da bu çirkin oyunların dışında kalamıyor.

Sinirden deliren insanlar Vincenzo Montella’ya yüklense de

Ben bu olayın onu da aştığını düşünüyorum.

Öyle görünüyor ki bizim yarı finale yükselmemiz,

Göz göre göre engellendi…